Nilüfer AYDEMİR

Açlık Mı -Akıl Mı Yok?

“Aç bırak itaat etsin, cahil bırak biat etsin” Aziz Nesin İstikrar! Hemen hemen her birimizin;  ikili ilişkilerde, iş yeri veya yaptığımız ticarette, aile hayatı ya da ülke ekonomisinde en çok..

Açlık Mı -Akıl Mı Yok?

“Aç bırak itaat etsin, cahil bırak biat etsin”

Aziz Nesin

İstikrar!

Hemen hemen her birimizin;  ikili ilişkilerde, iş yeri veya yaptığımız ticarette, aile hayatı ya da ülke ekonomisinde en çok aradığı şey tam da bu, istikrar.

Dalgalanan döviz kuru sebebiyle artış kaydeden akaryakıttan gübreye çiftçi için ciddi öneme sahip girdilerde meydana gelen yükseliş ekim-dikim sezonuna denk gelmesi tesadüf saysak dahi geri alınamayacak bir maliyet girdisi olarak hane hesabına-işletme hesabına yazıldı, peki hasatta ne olacak?

“Biz döviz düştü geri fiyatları çektik bu nedenle çiftçi maliyeti… bu kadar oldu ve taban fiyatta …olmasına karar verdik” mi diyeceksiniz?

Süt veren ineğini birkaç haftalık danası ile saman parasına feda edip ayakta kalmaya çalışan besici, sertifikalı tohum ekmekten gayrisine şansı olmayan üretici… ile TKK’den nakdi yardım alan, sözde işletmesi için yatırım yapacağı yerde Rüzgarlı’da o paraları eriteni  bir tutacağız? Elbette tutmayacağız lakin çözüm nedir?

Kooperatifleşme!

Ülkede üretici ve tüketici için istikrarın sürmesinin yolu ancak ve ancak ivedilikle tarımsal kooperatiflerin kurulmasından geçmektedir.  Özdemir ve Ark. gıdada yaşanacak olası krizin önüne geçmek için

“…çiftçilerin tarım kooperatifleri halinde örgütlenmeleri ve tarımsal ürünlerin üretim, işleme ve pazarlamasını kooperatifler yoluyla yapmalarıdır.” Önerisinde bulunuyorlar. Ve ekliyorlar;

“Türkiye’de tarım sektörü halen ekonomi içindeki stratejik önemini korumaktadır. Küreselleşme sürecinde uluslar arası anlaşmalar, ekonomik entegrasyonlar ve ekonomik krizler ise artan rekabet şartlarını zorunlu hale getirmektedir. Türkiye’de sayıca çok, ancak küçük olan tarım işletmeleri değişen bu koşullara uyum sağlamak durumundadır. Aksi takdirde 70 milyonun gıda güvencesini sağlayan, milyonlarca insana istihdam imkânı yaratan, ihracat yapabilen bir sektör yerini ithalat yapan işsizliğin arttığı bir ekonomiye bırakacaktır.” ( Türkiye’de Ekonomik Krizler ve Tarımsal Koop. Önemi-Tekirdağ Ziraat Fak.Dergisi-2011)

Türkiye makale yazıldığı tarihten bugüne geçen 10 yıllık süreçte, 82 milyonu aşan bir nüfus ile tam da nokta atışı yaptıkları yere geldi.. Gıda güvenliği sorunu, istihdam yetersizliği,… tarım ürünlerinde ihracat yerine ithalatın yapılıyor olması!

2001 yılında yaşanan ekonomik krizden etkilenen Türkiye’de faiz oranları yükseltilmiş, döviz kurunda da artış kaydedilince yurt içi talep azalarak dış ticaret açığı düşüşe geçmişti. Bugün olduğu gibi..İhracatın ithalatı karşılama oranı TUİK-Ocak Ekim 2021 verilerine göre %84,3 yani açığımız %15,7..İhracatta tarım sektörünün payı %3 ve bir önceki yıla göre %0,3’lük bir azalış kaydettiğini ortada. Gümrük kapılarında bekletilen daha sonra da pestisit kalıntısı sebebiyle denetimden geçemeyen domatesler, Akdeniz Sineği sebebiyle alınmak istenmeyen portakallar… bu düşüşün sebebi olabilir mi? Yani güvenilir gıda sorunsalı.

Mesleki örgütümüz olan Ziraat Odaları’nın yetersiz kaldığı şu süreçte asıl örgütlenme çatısının ve tüm bu sorunların çözümünün kooperatiflerde olduğunu dilerim geç olmadan anlamış oluruz aksi halde akıl oyunları bitip açlık oyunları başlayacaktır. Ve bizlerler Aziz Nesin’i bir kez daha haklılığı ile anacağız.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL