Nilüfer AYDEMİR Yazarlar

Arazi Toplulaştırma

Geçtiğimiz hafta giriş yaptığımız ve gerekli olduğunu savunduğumuz “arazi toplulaştırması” konusunu bu hafta daha derinlemesine irdeleyeceğiz. Ama önce mevzuat; Türkiye’de 1961 yılında Mülga Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından başlanmıştır. (Takka,..

Arazi Toplulaştırma

Geçtiğimiz hafta giriş yaptığımız ve gerekli olduğunu savunduğumuz “arazi toplulaştırması” konusunu bu hafta daha derinlemesine irdeleyeceğiz. Ama önce mevzuat;

Türkiye’de 1961 yılında Mülga Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından başlanmıştır. (Takka, 1993)başlatılan arazi toplulaştırma çalışmaları; 1984 tarih 3083 sayılı “Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu’na göre Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ve 2005 tarih ve 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’na göre çıkarılan 2009 tarihli Arazi Toplulaştırma Tüzüğü’ne göre kamu kişilikleri tarafından yapılmaktadır. 28 Nisan 2018 tarih, 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’daki değişiklik ve (6200 sayılı DSİ Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkındaki Kanunun Ek-9. Maddesi ) 7 Şubat 2019 tarihli, Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği’ne göre Arazi Toplulaştırma yetkisi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. Burada şunu da eklemekte yarar olacak diğer kamu kişiliklerinin arazi toplulaştırma yapabilmesi Devlet Su İşleri’nin iznine bağlı olarak yürütülmektedir.

Nedir Arazi Toplulaştırma?

“…ekonomik olarak tarımın yapılmasını engelleyecek, toprak koruma ve sulama önlemlerinin alınmasını güçleştirecek derecede parçalanmış, dağılmış ve biçimleri bozulmuş parselleri bir araya getirerek, çiftçi ailesinin yaşam düzeyini yükseltecek teknik, ekonomik ve sosyal önlemlerin alınması şeklinde tanımlanabilir”

Tahsin Boztoprak (DSİ 12. Bölge Müdürlüğü Emlak ve Kamulaştırma Şube Müdürlüğü, 38060 Kocasinan/Kayseri) ve Osman Demir İle Yakup Emre Çoruhlu’nun (Karadeniz Teknik Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Harita Mühendisliği Bölümü, Trabzon) “Arazi Toplulaştırması Uygulamalarında Mevzuattan Kaynaklı Sorunlar ve Çözüm Önerileri” adıyla yazdıkları, 2016 tarihli Harita Teknolojileri Elektronik Dergisi’nde yayınlanan makalede yukarıda yer alan dar anlamlı tanıma yer vermişlerdir.

Arazi toplulaştırmasına ihtiyaç duyuluyor olmasının pek çok nedeni bulunmakla birlikte çiftçi için; şekilsiz, parçalı, küçük, tapu ve kadastro harç maliyeti, sulama, makine ve teçhizat ile işlemenin mümkün olmadığı ya da maliyetinin yüksek olması, arazi geçiş yolu sorununun bulunması, zaman kaybının yaşanması… sınır kavgası gibi sebepler başı çekmektedir. Bunun yanı sıra Fırat Arslan ve Hasan Değirmenci’nin (Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Ziraat Fak. Biyosistem Müh. Bölümü) “Çiftçilerin Arazi Toplulaştırma Projesine Bakışı: Kahramanmaraş Türkoğlu İlçesi ve Köyleri” adıyla Uludağ Üniversitesi Ziraat Fak. Dergisi’nde (2016-cilt:30, sayı:2, ss:23-34) yayınlanan makalede;

“Bursalı (2007), Malatya ili Yeşilyurt ilçesi Görgü köyünde arazi toplulaştırma kapsamındaki çalışmanın son aşamasında halkın sosyal huzur ve refah düzeyini yükseltmek amacıyla rekreasyon ve yeşil alan planlama çalışmalarını incelemiştir. Arazi toplulaştırma kapsamında köy içi yollar ve kaldırımlar ile ağaçlandırma ve piknik alanları oluşturulmuştur. Köy yerleşimi içerisinde yapılan bu çalışmalar sonucu artan sosyal yaşam kalitesine paralel olarak köyden kente olan göç etme isteğinde önemli bir düşüş beklendiğini belirtmiştir.”

Arazi toplulaştırma dediğimiz vakit köylerin/mahallelerin kadastro işlemlerinin yeninden yapılması, daha önce çizilen şehir planlarının iptal edilmesi ve yeniden şehir planlarının çizilmesi, 2-B arazilerinin tespitinin yeniden yapılması, ihtiyaç duyulan sosyal tesislerin inşa edileceği alanların belirlenmesi…’ de yukarıda yer alan ifade ile ne kadar önemli olduğu kesinlik kazanmaktadır. Burada şu bilgiyi de vermek gerekli olduğunu düşünüyorum, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda değişiklik yapan 6537 sayılı kanun kapsamında hazırlanan Tarımsal Arazilerin Mülkiyetinin Devrine ilişkin Yönetmeliğe göre;

Aynı ilçe sınırı içinde kuş uçuşu 10 km’den az olan mesafe içinde bulunan kuru ve sulu tarım arazileri 10 da (dekar), dikli 5 da, örtü altı 1 da ekonomik bütünlük içinde kabul edilir. Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak, marjinal, özel tarım arazilerinde 20 da, dikili alanlarda 5 da, örtü altında ise 3 da olarak belirlenmiştir. Bu şu demektir bölünemez!

Gerek miras yoluyla, gerekse otoyol, ray… imar düzenlemeleri yoluyla bozulan arazi yapısının ivedilikle yeniden ekonomik değerine geçmesi sağlanmalıdır. Kabalı Köyü modeli kırsal kalkınma ve benzeri projeler hayata geçirilmeli, çiftçilerin topraklandırma çalışmaları hız kazanmalıdır. Günü kurtaran ve temelsiz köye/kırsala dönüş projeleri ile vakit de kaybedilmemelidir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL