ARI VARSA HAYAT VAR

0
177

Bir kehanete göre arılar yok olursa dünya son bulacak!

Baharın gelmesini müjdeleyen ağaçların, yabancı otların.. çiçeklenmesi, doğal olarak da arıların kış uykusundan uyanmasını sağladı.  Hadi gelin bu hafta kehanetin peşine düşelim arı ve arıcılık diyelim.

Polinasyon yani erkek çiçeklerde üretilen polenlerin aynı çiçeğin veya aynı türün başka bir çiçeğinin dişicik tepesine taşınmasına verilen isimdir ve bu görevi üstlenen; kuşlar gibi arılar…rüzgardır. Kendi kendine tozlaşması zoe olan soğan, badem gibi bitkilerde çok önemlidir.

Tasonomik olarak 23 bin türü bulunan arı; koloni ve hiyerarşik düzende yaşayan; doğal tozlaştırıcı, biyo-çeşitlilik sağlayıcı, insan sağlığını (bağışıklık, sindirim.. sistemi) destekleyici bir böcektir.

Bir koloni de, 1 adet 5-7 yıl arasında yaşayan ve sadece görevi yumurtlama olan ve arı sütü ile beslenen Ana(Kraliçe) Arı, 30-50 adet tek görevi dölleme olan ve dölleme işlemi sonrası ölen, arı sütü, polen ve nektar karışımı ile beslenen (Erkek Arı) Arıbeyi, 30-50 bin kadar da işçi arı bulunmaktadır.  3 adet 21 gün işçi arının yaşam döngüsünü anlatmaktadır. Buna göre; 21 gün petek gözünden çıkma, 21 gün kovan içi hizmet, 21 gün de tarlacılık söz konusudur. adet 21 gün işçi arının yaşam döngüsünü anlatmaktadır. Buna göre; 21 gün petek gözünden çıkma, 21 gün kovan içi hizmet, 21 gün de tarlacılık söz konusudur.

Gün içinde işçi arı; 2 bin civarı çiçek gezer ve bir uçuşu ortalama 45 dakika sürmektedir. Çoklu (petek yapıda) göz sistemine sahip olan arı gün ışığı takibi yapmakla birlikte, kovan içinde farklı figürler ile diğer arılarla iletişim halinde sosyal bir böcektir.

Örneğin ; 1 kg bal üretmek için 80.000 defa nektar toplamaya çıkan işçi arı düz bir hesap ile dünya çevresinde 6-8 kez dolaşmış olacaktır.

Arıcılık ise;

25 Ekim 2020 tarihli 31285 sayılı resmi gazete de yayımlanan 31. Mesleki Eğitim Kurulu kararı ile meslek dalı kapsamına alınmıştır.

AKS sistemi Arıcılar Birliği tarafından yapılmakta ve meslek dalı olması öncesinde birliğe kayıtlı bulunan Arıcılar ustalık belgesi alma hakkı kazanmıştır.

Arıcılık ve Arı Tarihi

100 milyon yıldır var olduğu bilinen arı ile ilgili en eski kayıtlar 80 milyon yıl öncesine aittir. Sümer, Mısır, Hitit, Uygarlıklarında arı ve bal ile ilgili bilgilere ulaşılmış, Mısır ve İsrailoğulları da arıcılıkla uğraşmıştır.  Daha çok arıların doğal yaşam alanı içindeki kaya ve ağaç oyukları içine yaptıkları petekler yağmacılık yapılarak alınmıştır.

Dünyada ürettiği salgısı tüketilen tek böcek arıdır. Apis melliferra da en yaygın olan tür olup Apis cinsi altında bulunan (11 türün) 6 farklı türü ülkemizde üretimi yapılmaktadır. Ülkemizde Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gazi Çiftliği’nde bal özü verilen çiçeklerin yetiştirilmesini istediği ve ilk ciddi arıcılık çalışmalarına örnek olduğu bildirilmektedir. Dünyaya paralel olarak modern fenni kovanlara (Langstroth tipi) geçişin sağlanmasından sonra ise kovan varlığımız hızla artmıştır.

Hipokrat gibi tıp hekimliği alanında otorite olan isimler tedavi amaçlı olarak arının ürünü olan balı kullanmıştır. Günümüzde ise arı ve arıcılık bal dışında:  Bal mumu, propolis, arı sütü, arı zehri, polen gibi ürün çeşitlendirmesi sayesinde ekonomik getirisini artırmıştır.

Arıcılık için rakamlar ise şöyledir;

Dünyada koloni varlığında (8 milyon civarı) 2.sırada, üretimde 114 bin ton bal ile 2.-3 sırada yer alıyoruz. Buna karşın halen koloni başına üretim de 9.-11.sıralar arasında gidip geliyoruz. Arı besleme ve bakımı, hastalık mücadeleleri konusunda yeterli bilgi ve teşhisinde donanıma sahip olmadığımız düşünülebilir. Teknik ve araştırma personel eksikliği,.. Standart dışı malzeme, kovan.. ve kültürel tarım uygulamaları arasındaki pestisit kullanımı da bunlara eklenebilir.

Ülkemizde her bölgede arıcılık yapılmakla birlikte üretimde en büyük pay Ege, Karadeniz ve Akdeniz bölgesindedir. İl bazında ise; Muğla, Ordu, Antalya, Aydın, Samsun.. illerini ilk on içinde görüyoruz.

Ülkemizde yeni yeni daha modernize edilmiş taşıma ve konumlandırma yöntemi olan Mobil Arıcılık yapıldığı gözlenmektedir. Tarımsal üretim için kiralama yapıldığı çok nadirdir. Mobil Arıcılık sisteminin kiralamaya daha uygun oluşu değerlendirmeye açıktır.

Sözleşmeli Arıcılık ile arı ve arı ürünleri katma değer kazanmaktadır. Bu yöntem aynı zamanda özendirici ve daima Arıcılığı geliştirici olmaktadır.

Arıcılığın çevre florasına bağlı olduğu dikkate alındığında ve arının 5 km mesafeli 4 km çaplı uçuş içinde daima en kısa zaman ve çok fazla besin odaklı çalıştığı varsayıldığında arı ürünlerinde verim alınması için dikkat edilmesi gereken bazı unsurlardan kısaca bahsedelim istiyorum.

Kovanlar arının yeterli besin toplayabileceği ve sevdiği bitkilerce zengin; karahindiba, kekik, ayçiçeği, alanlara taşınmalıdır.

  • Kovanlar, güney ve güneydoğu yönlü, alçak veya alçaltılmış alanlarda yerden en az 30 cm yükseklikte olmalıdır.
  • Kovan arası mesafe en az bir kişinin geçebileceği kadar açılmalı, çevresi hem gölgelendirme hem de kirpi gibi doğal düşmanlara karşı çalı çırpı benzeri doğal materyalle kapatılmalıdır.
  • Kovanlar çevrede ahır, ağıl, kanalizasyon, otoyol gibi alanlardan uzak tutulmalıdır.
  • Kovanlar, temiz su kaynaklarına yakın veya temiz su bulundurulmasına dikkat edilmelidir.
  • Kovanların düzenli kontrolleriyle; Varroa başta olmak üzere virüs, hastalık teşhisinin ve zararlı tespitinin yapılmasını sağlar.

Bizlere düşense arıların var olması için; tarımsal üretimde pestisit kullanımını azaltmak, iklim değişikliğini minimuma indirmek için tedbirler almak, temiz ve tatlı su kullanımında israftan kaçınmak, tek kullanımlık ambalajları satın almamak bununla ilgili farkındalık çalışmaları yürütmek, işlenmiş ve tatlandırıcı içeren gıdalar yerine glisemik indeksi düşük bal tüketmek sayılabilir.

Unutmamak gerekir ki “arı varsa hayat var” olacaktır. Aksi halde dünyamız yok olması kaçınılmazdır.

-Reklam Alanı-