M. Tevfik KIZGINKAYA

Delikanlım

Yaşamın en değerli çağıdır delikanlılık, İdeallerin, hayallerin, umutların filizlendiği, Sevgiye, adalete, barışa tutkulu Coşkulu, sevinçli, heyecanlı ve kararlı Çocukluktan çıkışın genç bir insan olmanın çağı… * Delikanlılık çağlarında, 23,24,25,26 yaşlarında..

Delikanlım

Yaşamın en değerli çağıdır delikanlılık,

İdeallerin, hayallerin, umutların filizlendiği,

Sevgiye, adalete, barışa tutkulu

Coşkulu, sevinçli, heyecanlı ve kararlı

Çocukluktan çıkışın genç bir insan olmanın çağı…

*

Delikanlılık çağlarında,

23,24,25,26 yaşlarında

Kendi geleceklerini düşünmeksizin

Ülkenin bağımsızlığı ve barışı yolunda,

İdealleri, hayalleri ve tutkuları uğruna yürüdüler,

Yan yana, omuz omuza, korkusuzca

Dolmabahçe’de, Samsun’da, Nurhak’ta, Kızıldere’de, Ulucanlarda…

18 Temmuz’da, 30 Ekim’de, 31 Mayıs’ta, 26 Mart’ta, 6 Mayıs’ta…

*

6 Mayıs,

Hıdırellez günü,

Dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır ile

Denizlerin hakimi olduğuna inanılan İlyas’ın,

Yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür, kutlanır.

Yaşam suyu içerek ölümsüzlüğe ulaşan Hızır’ın,

Baharda insanlar arasında dolanarak, bolluk ve sağlık dağıtan,

Darda kalıp başı sıkışanlara yardım eden bir veli veya nebi olduğuna inanılır.

Hızır, baharla vücut bulan yaşamın tazelenmesini simgeler.

Anadolu’da halk beyaz elbiseleriyle gün doğmadan önce dileklerini buluştururlar doğayla…

*

1972’nin 6 Mayıs’ında,

Gün doğmadan önce,

Ülkesinin darda kalan insanlarının insanca yaşamasını isteyen,

Ülkesinin zenginliklerinin başkalarının değil Halkın olduğunu söyleyen,

Ülkesinin bağımsızlığını, barışını savunan Devrimci Yurtsever Delikanlılar,

Beyaz gömlekleriyle,

İdealleri, hayalleri ve tutkularıyla buluştular doğayla…

Yaşamları, düşünceleri, sözleri

Yaşam suyu oldu 3 Fidanın ölümsüzlüğüne…

*

17-18 yaşlarında Anadolu’nun her bir köşesinden üniversitede okumak için çıkıp gelmişlerdi İstanbul’a, Ankara’ya…

İstanbul Hukuk’ta, ODTÜ’de, SBF’de, İTİA’da… okuyacaklardı,

Avukat, hakim, mühendis, iktisatçı, kaymakam, vali olacaklardı…

Üniversitelerinde “Tam Bağımsız Türkiye” idealinde buluştular,

Kemalist, Devrimci, Yurtsever, Sosyalist düşünceye sahiptiler,

Siyasi yaşamda söz sahibi olunması gerektiğini düşündüler,

Partiler içinde söz ve karar sahibi olamayacaklarını gördüler,

Siyasi mücadelelerini kendi kurdukları Devrimci Öğrenci Örgütlerinde sürdürdüler…

Deniz’in söylemleriyle, yükselttikleri mücadeleleri uğruna canlarını verdiler…

  • Vatan, onu parsel parsel satanların değil; uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır.
  • Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye adına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.
  • “Bugün ABD emperyalizmi saldırganlık yolunu seçmiştir. Buna karşı biz de emperyalizmin parmağının bulunduğu her yerde ona karşı aynı silahlarla mücadele yolunu seçtik; tıpkı Mustafa Kemal’in 50 yıl önce yaptığı gibi”
  • Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum…

Hıdırellez günü toprakla buluşan 3 Fidan

Onları yok etmeye kalkanlara inat

ÇINAR oldular,

Ölümsüzleşen Delikanlılıklarıyla,

Nazım Hikmet’in dizelerini doğrularcasına…

Örnek olsunlar,

Gelecek kuşaklarımıza.

Ders olsunlar,

Bugünün ideolojisiz kişisel çıkar siyaseti peşinde olanlara

 

Delikanlım

 

İyi bak yıldızlara,
onları belki bir daha göremezsin.
Belki bir daha
yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin.

 

Delikanlım!

Senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar kadar
güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
Yıldızlar ve senin kafan
kâinatın en mükemmel şeyidir.

 

Delikanlım!
Sen ki, ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından
gebereceksin,
ya da bir darağacında can vereceksin.
İyi bak yıldızlara
onları göremezsin belki bir daha…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL