Nilüfer AYDEMİR

Gelir Mi Gider Mi?

Tarım Kredi Kooperatifi Mağdurları sayesinde bir gerçeği artık kanıksadık, çiftçi borçla yaşıyor. Peki, çiftçi neden borçlanıyor? Çünkü çiftçinin geliri ile gideri arasında ki makas her geçen gün biraz daha açılıyor…

Gelir Mi Gider Mi?

Tarım Kredi Kooperatifi Mağdurları sayesinde bir gerçeği artık kanıksadık, çiftçi borçla yaşıyor.

Peki, çiftçi neden borçlanıyor?

Çünkü çiftçinin geliri ile gideri arasında ki makas her geçen gün biraz daha açılıyor. Zira çiftçinin tarım harcamaları dışında ki bireysel ihtiyaçları günün koşullarına göre değişkenlik kazanıyor. Ev tadilatı yaptırıyor, mobilya değiştiriyor, çocuklarının eğitim masrafı oluyor.. Oğlu ya da kızına düğün yapıyor.. Konforlu bir yaşamı hak eden çiftçi aslında yaşam standartlarının çok üstünde bir hayatı bulamıyor.

Hadi gelin birkaç yıl öncesine ait bir araştırmanın makale verileri ve sonuçlarına göz atalım.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2021 yılına ait 58 (3) sayısının 445-455 sayfasında “Üreticilerin Gelir ve Finans Durumları, Alternatif Finans Önerileri Üzerine Bir Araştırma” (Onur TERZİ- Metin ARTUKOĞLU) makalesinde verilen verilere bir göz atmadan araştırma ile ilgili bazı bilgi vermek istiyorum.  4 ilçe’den ( Saruhanlı, Malkara, Gölmarmara, Hayrabolu) 332 üreticiye ulaşılmış, ÇKS kayıtlarına bakılmıştır. Gelir seviyesi düşük (0-50 bin TL), orta ( 50 bin -100 bin TL), yüksek ( 100 bin-…TL)belirlenmiştir. Arazi varlığı 0-500 dekar aralığında beş parçaya ayrılmıştır. %81’i ilkokul mezunu, %14.8’i lise, % 3,6’ı  lisans mezunudur.  30-50 yaş aralığındaki çiftçi oranı %38,6 olup, 51-60 yaş %37 ve 61 yaş ve üzeri ise % 24,4 olarak belirlenmiştir. Emeklilik %79 ile Bağ-Kur, %18 SGK,…dır.

“Üreticilerin brüt gelirleri ve banka borçları incelendiğinde özellikle 100.000 TL altında gelire sahip üreticilerde borçlanma oranının çok yüksek olduğu görülmektedir. 0-50.000 TL arasında geliri olan üreticilerin toplam borçlarının yıllık bitkisel brüt gelirlerine olan oranı %147.5’tir. Yani bu segmentte yer alan çiftçiler her 100 TL’lik tarımsal brüt gelire karşılık 147 TL’lik borca sahiptir. 50.000-100.000 TL arasında brüt gelire sahip üreticilerde ise bu oran %101.7 iken 100.000-250.000 TL arasındaki üreticilerde aynı oran %116.4 olarak hesaplanmıştır. Üreticilerin bir yıllık gelirlerinin çok üzerinde borçlanma seviyesine sahip oldukları söylenebilir (Çizelge 7). Birçok çalışmada da üreticilerin finansman yetersizliği görüşü yer almaktadır (Engindeniz ve Çukur,2003; Uzmay,2017; Yercan ve Kınıklı, 2018; Kaya ve ark., 2019; Değer ve ark., 2020”

Bu finansman yetersizliğini karşılamak adına başvurdukları ilk yer TKK veya bankalar olmaktadır. İşletme ya da yatırım adıyla ihtiyaç duyulan finansman adının hakkını veriyor mu dersiniz? Aynı araştırmada yapılan ankette söz konusu ihtiyaç duyulan finansmanın en fazla harcandığı kalemler sırayla “…tarımsal girdiler (%96.4). Bunu sırasıyla canlı hayvan alımı (% 3.9), traktör alımı (% 3.6) ve arazi alımı (% 1.5) izlemektedir.” İfadesi cidden düşündürücüdür. Çiftçi arazi ve canlı hayvan varlığını artırmak konusunda hiç istekli değil, farkında mısınız? Ve girdi maliyetini karşılayamaz halde!

Sonuç olarak araştırma da;

  1. Finansman ürünü/kaynağının kullanım amacı tam olarak belirlenmelidir.
  2. Finansal okuryazarlık seviyesinin geliştirilmesi için finansal kurumlarla çiftçi örgütleri ortak hareket ederek kredi kullanımı, öz kaynak ve sermayenin önemi gibi çiftçinin ticari bakış açısını güçlendirecek bilgi servisleri geliştirilmelidir.

Burada hemen şu parantezi açmakta yarar olacak, TKK mağdurlarının çıkan ilk kanunla sevinçten havalara uçtuğunu hatırlatmakta yarar var. Oysa şimdilerde ödenemeyen ve yapılandırılamayan borçlar sebebiyle haciz kapılarında!

  1. Üreticilerin tarımsal faaliyetlerinin dışında bireysel ihtiyaçları olduğu ve genelde 2 ya da 3 çocuklu ailelerden oluştukları dikkate alınmalıdır.
  2. Düşük gelir grubu ile yüksek gelir grubu üreticilerle aynı finansal ürünler ya da aynı kredi değerlendirme süreci uygulanmamalıdır.

Sözün özüne gelirsek, çiftçi bu yıl ki üretiminden elde edeceği gelirin düşük olması özellikle de küçük aile işletmeleri ile büyük ölçekteki işletmelerde çözülmeye, batmaya sebep olacaktır. Yani gelir giderin altında kaldıkça üretimden çekilme kaçınılmazdır. Bu da ithal kapısını biraz saha aralamak demektir.. Çözüm mü? Tabi ki kooperatifleşmeden geçmektedir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL