Nilüfer AYDEMİR

Gıda Sahteciliği / Dünyayı Kurtarma Operasyonu

“İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı” Sabahattin Ali   Geçtiğimiz hafta “ne yiyorsak, içiyorsak ona dönüştüğümüzü” paragraf..

Gıda Sahteciliği / Dünyayı Kurtarma Operasyonu

“İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı”

Sabahattin Ali

 

Geçtiğimiz hafta “ne yiyorsak, içiyorsak ona dönüştüğümüzü” paragraf arasında yazmıştım. Bu hafta da tam da buradan yola çıkalım istiyorum.

Zaman zaman Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Gıda ve Kontrol Şube Müdürlüğü’nün denetimleri tv ekranına veya yazılı basına yansır.. Bazı gıda ürünlerinin içeriği ile ilgili sahtecilik yapıldığı söylenir ve yazılır.. Örneğin, bal. Arı tarafından değilde insan eliyle hazırlanmış şeker şurubu çıkmaktadır. Herkesi bir öfke tufanı kaplar.. Kendi kendimize söyleniriz;

 

“bize ne yedirdikleri belli değil!”

 

Sahiden ne yediğimiz belli değil! Kolektif Kitap’tan ilk baskısı 2015 yılında çıkan Yuval Noah Hararı’nin 2012’de yazdığı Hayvanlardan Tanrılara Sapıens (60.baskı, Eylül – 202, sy:93-94) kitabında “tarım devrimi” yani avcı – toplayıcı olmaktan çıkmakla ilgili olarak şöyle bir ifade kullanmaktır;

 

“…insanlığın elindeki toplam gıda miktarını kesin olarak artırdı ancak daha iyi bir beslenme veya daha çok keyifli zaman yaratmadı. Daha ziyade nüfus patlasına yol açarak şımarık seçkinler yarattı. Ortalama çiftçi, ortalama avcı toplayıcıdan daha fazla çalışarak karşılığında daha kötü besinlere sahip oldu. Tarım Devrimi tarihin en büyük aldatmacasıdır. “

 

Çok düşündürücü değil mi? Biz çifrçiler olarak ysni kültüre alınmış bitkiler üreten, evciltilmiş hayvanlar  yetiştirenler için cidden düşündürücü.. Toprak işlemek, hava olayları..hastalıklar ile mücadele gibi konularla o kadar ilgiliyiz ki” tarım devrimi” aldatmacası bizim de başımızı yaktı artık üretemiyoruz diyemiyoruz!

 

Hararı’nin sözlerinden etkilenen sadece çiftçiler değil elbette bazı bilim insanları ve de girişimciler olmuş olmalı ki bizdeki gıda sahteciliğine “insanlık yararı gözeterek” milyon dolarlar harcadıkları kesin. Luke O’Neill’ in Humanoloji /İnsan Bilim(Raskolnikov – Kasım 2020-İstanbul sy: 197-213) kitabında; sentetik gıdanın önemli bir araştırma konusu olduğunu vurgulamakta, hatta ilk sentetik hamburgerin 2015 yılında üretildiğini, 5 yıl uğraşıldığını,.. üretilen sentetik et için organik inekten hücre alındığını, kas dokusu oluşturulduğunu,..yumurta tozu, pancar suyu, ekmek kırıntısı, tuz ve aroma bir de safran eklendiğini,..toplamda da 330 bin dolara mal olduğunu söylüyor.. Peki, en önde gelen isim kim?

 

“… Bill Gates ve Google şöhretli Larry Page’nin olduğu -İmpossible Foods-şirketidir. Silikon Vadisi’ndeki diğer girişimcilerde olduğu gibi “aracısızlaştırma” ilkesine dayanarak iş yapmaktadır. “

 

Nedir bu” aracısızlaştırma” derseniz, dünyayı kurtarma(!) projesinin bir parçası olduğunu söyleyebilirim.. Şöyle ki, hayvan yetiştirme çiftlikleri veya hayvansal üretimin sera gazı üretimi sebebi olduğu biliniyor. Bu oranın aşağıya çekilmesi için hayvan sayısının minimum düzeye çekilmesi, insan için gerekli olan hayvansal proteinin de hayvanları aradan çıkarma yani sentetik gıda ile sağlanması üzerine kuruludur. Tabi buna bitkilerde dahil edildi, sentetik sebzeleri dikey tarımdan daha çok seveceğiz kesin!

 

Hiç bilim kurgu olarak yazdıklarıma bakmayın zira bir tarafta obeziteye sebep olan şeyin vücudumuzun “leptin” üretememesi olduğunu bulan bilim insanları, diğer tarafta avcı – toplayıcı iken gıdaya ulaşmak için kalori harcayan insanın “tarım devrimi aldatmacası” sebebiyle her şeyi hiç zahmetsiz (hazır) bulduğunu ve yetersiz beslendiğini vurgulayan bilim insanları..

 

Oysa hazır ve işlenmiş gıdayı kontrolsüzce tüketerek, konfor alanı içinde, çalışma ortamında hareketsizleşen insanın… sonucudur obezite.

 

Sahi, entegre tesislere hapsedilmiş ve elbette merasız hayvan üretiminin, antibiyotik takviyeli yemlerle, hayvan gönencinin ihmali sonucu hareketsiz, havasız.. bırakılan hayvanların dışkısına, atığına..yüklenen küresel ısınma etkisi, acaba reklamlarla algı operasyonu yapan, tüketim çılgınlığına teşvik eden,..birilerinin de finansörlüğüne soyunanlara neden hiç ses etmiyor dersiniz?

 

İnsanın dünyaya gelişinde daha büyük ve insanca bir neden arayan Sabahattin Ali, yanılıyor olabilir mi?

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL