M. Tevfik KIZGINKAYA

İlk Adım Anıtına Saldırmak

İki kafadar karar vermişler, Sabahın köründe ellerinde bir halatla Yıkacaklarmış Atatürk’ün İlk Adım Anıtını. Halat kopmuş, iki kafadar korkmuş ve ortadan kaybolmuşlar. Olay duyulduğunda soruldu, kim bunlar? Bazıları hemen bildi..

İlk Adım Anıtına Saldırmak

İki kafadar karar vermişler,

Sabahın köründe ellerinde bir halatla

Yıkacaklarmış Atatürk’ün İlk Adım Anıtını.

Halat kopmuş, iki kafadar korkmuş ve ortadan kaybolmuşlar.

Olay duyulduğunda soruldu, kim bunlar?

Bazıları hemen bildi yine meczuplar,

Akılları sıra Atatürk’ün Anıtını yıkacaklar,

Cumhuriyete karşı zafer kazanacaklar.

*

Tepkiler büyüdü, kameralar çözüldü,

Gördük Anıtı yıkmaya kalkanları,

Çıktı ortaya kim oldukları.

Altlarında lüks bir araba, kılık kıyafet yerinde,

Suç dosyaları ise kabarık,

13 ayrı suçtan 38 dosya yaralama, uyuşturucu, alkol, hırsızlık.

Gerekçeleri sevmezlermiş Atatürk’ü, biz de inandık.

Yan yana koyunca bunları,

Sormak, sorgulamak gerekiyor,

Acaba biliyorlar mı,

Yıkmaya kalktıkları İlk Adım Anıtının anlamını?

Yoksa birileri mi verdi ellerine halatı?

Görecek miyiz yine önemli kişilerle çekilmiş fotoğrafları?

*

Bilmeyene anlatmak, unutana anımsatmak,

Keşke Yunan galip gelseydi diyenlerin laflarına inananlara öğretmek lazım,

Şaha kalkmış İlk Adım Anıtının anlamını.

Hırsı aklının önüne geçenler,

Çıkarı uğruna değerlerini yitirenler,

Vatanı, Yurdu satılacak arsa,

Milleti kendilerine ümmet yapmayı düşünenler,

Bilmeli, görmeli ve kabul etmeli,

Bu topraklarda İlk Adımın izinin silinemeyeceğini,

İlk Adımı atan Mustafa Kemal Atatürk’ün yok edilemeyeceğini…

*

Özgürlük ve Bağımsızlık yolunda atılan o İlk Adımla başladı,

Dış güçlerin işgaline karşı Kurtuluş Savaşı.

Yıkmaya kalktıkları şaha kalkmış Heykel,

Kurtuluş yolunda ayağa kalkan bir Milletin,

Milleti ayağa kaldıran Mustafa Kemal’in,

Bugün sen var olasın diye canını veren dedenin, ninenin Heykeli.

Bugün arada bir düşman diye gösterilen,

İşleri düşünce de can ciğer olunan dış güçler var ya,

Topu tüfeğiyle gelmişlerdi üstünde yaşadığın yurda, vatana el koymaya,

İşte o emperyalist dış güçlerin yetmedi gücü,

Özgürlük ve Bağımsızlık yolunda atılan O İlk Adımı,

O İlk Adımla başlayan Kurtuluş Savaşını,

O İlk Adımın sonunda bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasını engellemeye…

Anlayacağın ne elinizdeki halatın ne altınızdaki arabanın,

Ne de sizleri kullananların gücün yeter,

O İlk Adımın Anıtını yıkmaya,

İlk Adımı atan Mustafa Kemal Atatürk’ü ve temsil ettiği değerleri yok saymaya…

*

Her konuda konuşan iktidarın ve yandaşlarının,

Ağzını açanı göz altına aldıranların,

Oturdukları makamı borçlu oldukları Kurucu Öndere

Ve temsil ettiği Kurucu Değerlere saldıranlar karşısında sessiz kalanların,

Gözlerinin kapalı, dillerinin bağlı kalması,

Açıkça göstermiyor mu,

Bu insanlar Demokratik Laik Cumhuriyet’le kavgalı.

Vatan, millet, din, iman göstermelik söylemler,

Halkı kandırmak için kullandıkları değerler.

Hedef belli,

Yüz yıl sonra saltanatı ilan edip halife sultan olmak.

Tek başına iktidar olup hesapsız kitapsız har vurup harman savurmak…

*

Aslında her şey bu kadar açık seçik görünürken,

Olanları küçümsemekle, yok saymakla olmuyor muhalefet.

Tepkiler gösteriyor Halkın gerçek kimliğini ve nelere değer verdiğini.

İktidarın yolu belli,

Aynı yolda yürümekle gelmez demokrasi.

Halk diyor ki,

Yürüyeceğim yol, İlk Adımın izi…

*

85 yıl önce Anayasa’ya girdi kurucu ilkelerimiz,

5 Şubat 1937’de Anayasa değişikliği ile,

Türkiye Cumhuriyeti’nin Laik bir Devlet olduğu ilan edildi,

Yazıldı Anayasanın 2. Maddesine devletin temel nitelikleri,

“Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Laik ve Devrimcidir” Türkiye Cumhuriyeti.

85 yıl sonra bakalım kimler anımsayacak ve sahip çıkacak,

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine ve Kurucu İlkelerine.

Bakalım kimler anlayacak,

Kurucu İlkelere sahip çıkmadan Halkın desteğini alamayacağını.

Bakalım kimler görecek,

Ülkemizin ve Ulusumuzun çağdaş ve aydınlık geleceğine,

Kurucu İlkelere dayalı politikalarla ulaşılabileceğini…

Sözümüzü Ahmet Taner Kışlalı’nın tanımıyla tamamlayalım.

“Kemalizm ne Atatürk’ün bekçiliğidir ne de 1920 koşullarında yapılmış olanların toplamıdır. Kemalizm, demokratik toplumcu bir öze sahip, sürekli devrimcilik ilkesine dayalı bir çağdaşlaşma ideolojisidir.”

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL