Genel SonDakika

‘Mobbing’ iddialarıyla gündem olmuştu: Nükhet Hotar ikinci kez rektörlüğe aday oldu

Hakkında YÖK’e verilen 50 farklı şikayet dilekçesi bulunan DEÜ rektörü Nükhet Hotar, yeniden rektör adayı olduğunu açıkladı. Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi Hotar’ın adaylığına tepki gösterdi. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde (DEÜ), “adrese..

‘Mobbing’ iddialarıyla gündem olmuştu: Nükhet Hotar ikinci kez rektörlüğe aday oldu

Hakkında YÖK’e verilen 50 farklı şikayet dilekçesi bulunan DEÜ rektörü Nükhet Hotar, yeniden rektör adayı olduğunu açıkladı. Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi Hotar’ın adaylığına tepki gösterdi.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde (DEÜ), “adrese teslim kadro”, “mobbing” ve daha birçok tartışma ile gündeme gelen mevcut Rektör Prof. Dr. Nükhet Hotar’ın 4 yıl olan yasal rektörlük süresi 15 Temmuz tarihinde doluyor. Üniversitenin yeni rektörünün kim olacağı merakla beklenirken, geçtiğimiz günlerde yaptığı basın toplantısı ile Hotar da rektörlük için YÖK’e başvuru yaptığını duyurdu.

 

Hotar’ın durumunun birkaç hafta içerisinde netleşmesi bekleniyor. Ancak, YÖK tarafından İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil’in soru önergesine verilen yanıtta Rektör Prof.Dr. Hükhet Hotar ile ilgili ayrıntılar dikkat çekici.

 

HOTAR HAKKINDA FARKLI TARİHLERDE 50 ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERİLMİŞ

Yanıtta, Hotar hakkında farklı kişiler tarafından muhtelif tarihlerde gönderilen toplam 50 adet şikayet dilekçesi bulunduğu belirtildi. Bu şikayet dilekçelerinden 45’inin incelendiğini ve yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığını ifade eden YÖK, 5 adet şikayetin incelemesinin devam ettiğini, 1 adet de ceza soruşturması bulunduğunu belirtti. YÖK’ün işlem yapmaya gerek görmediği 45 dilekçenin yaklaşık 20’si hakkında ise şikayet sahipleri tarafından bireysel olarak dava açıldı. Davaların Ankara İdare Mahkemeleri’nde karar aşamasında olduğu, ayrıca eski YÖK Başkanı Yekta Saraç döneminde tesis edilen ceza soruşturması neticesinde rektör Prof.Dr. Nükhet Hotar’ın da aralarında bulunduğu birçok öğretim elemanı hakkında “Lüzum-u Muhakeme Kararı” verildiği öğrenildi. Bu karara ilişkin dosyanın da Danıştay’da olduğu ifade edildi.

 

MAHKEME YÖK’ÜN KARARINI İPTAL ETTİ: İDDİALAR ARAŞTIRILSIN

Bu şikayetlerden biri ise geçtiğimiz günlerde karar bağlandı. DEÜ akademisyenlerinden Doç. Dr. Bilgin Çelik, Tarih Bölümü’nde Yakınçağ Anabilim Dalı Başkanlığı’na atanan ve “yayınlarında intihal olduğu” belirtilen Doç.Dr. T.T’ye “adrese teslim kadro” ilanı çıkarıldığı gerekçesiyle Rektör Hotar ve Hukuk Müşaviri Vekili Sezgi Öktem Songu hakkında YÖK’e başvurdu. YÖK söz konusu iddialar hakkında işlem yapmaya gerek görmedi. Ancak söz konusu kararın yargıya taşınmasının ardından Ankara 11’inci İdare Mahkemesi iddiaların araştırılması gerektiğini vurgulayarak, YÖK’ün kararını iptal etti.

 

Mahkeme kararında, “Bahse konu kadroya ataması yapılan öğretim üyesi hakkında etik ihlalinden inceleme başlatıldığı, bu durumun da detaylı araştırmaya muhtaç olduğu, davacıya 20 ay geçmesine rağmen kadro verilmediği ancak diğer akademisyene doğrudan kadro verildiği; ilanın kişiye özel olduğuna ilişkin rapor bulunduğu, bu hususun da açılacak soruşturma kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

 

‘HAKKINDA SORUŞTURMA OLAN REKTÖRÜN YENİDEN ATANMASI SAKINCALIDIR’

Görev süresi dolmak üzere olan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar’ın yeniden adaylığını Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Üniversiteler Şubesi Başkanı Doç. Dr. Ümit Akıncı, Gazete Duvar’a değerlendirdi. Hotar döneminde yaşanan usulsüzlüklere değinen Akıncı, “Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Seniha Nükhet Hotar’ın göreve atandığı 2018 yılından itibaren üniversitenin bileşenleri olan akademisyenleri, idari personeli ve öğrencileri hedef alan ve önemli bir kısmı hukuka uyarlılık bulunmadığından mahkemelerce iptal kararları verilen ihmali ve icrai iş ve eylemlerine tanık olduk. Bölüm ve Anabilim Anasanat Dalı başkanlıkları da dâhil atama-yükseltme, açılan disiplin soruşturmaları, Sayıştay raporlarında tespit edilen ihmal ve usulsüzlükler, mobbing, akademik özerkliğin ve ifade hürriyetinin hiçe sayılması, jüri üyelikleri ve bilim sınavları ile akademisyenlerin iş akitlerinin feshedilmesi gibi ağır ve ciddi olaylar sıklıkla basına yansımıştır” diye konuştu.

 

‘ASIL SORUN YÖK’ÜN SORUMLULARI KORUMAYI AMAÇLAYAN TAVRI’

Üniversite çalışanlarından kendilerine iletilen çok sayıda şikayet geldiğini ifade eden Akıncı, Eğitim Sen olarak hem Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü hem de YÖK nezdinde yazılı başvurularda bulunduklarını kaydetti. En son sendika genel merkezinin de bu konuda Yükseköğretim Kurul Başkanlığı’na başvurduğunu ve kendilerini göreve davet ettiğini dile getiren Akıncı, şöyle devam etti;

 

“Ancak burada asıl sorun, kendisine CİMER üzerinden, savcılık suç duyuruları sonucunda ve doğrudan çok sayıda şikâyet gelen YÖK’ün, sorumluları korumayı amaçlayan tavrı olmuştur. Nitekim Serra Kadıgil’in soru önergesine verilen yanıt, siyasetin önemli gündemlerinden olan ‘kol kırılır yen içinde kalır’ zihniyetini ve ‘cezasızlandırma’ tartışmalarını gündeme getirmektedir. YÖK başkanlığının, mahkeme kararlarında sübuta ermiş, kuvvetli şüphe barındıran, yeterli ve ikna edici delillere rağmen, sorumlular hakkında ceza ya da disiplin soruşturması açmak yerine hemen tamamında yalnızca inceleme yaparak ‘herhangi bir işlem yapmaya gerek olmadığı’ kopyala-yapıştır kararları

kararları için akla gelen tek ifade biçimi şu: 45 kere Maşallah!”

 

‘ÖZGÜR DÜŞÜNCENİN OLMADIĞI ÜNİVERSİTEDE NİTELİKLİ EĞİTİM BEKLEMEK HAYAL’

Eğitim Sen olarak üniversitedeki çalışma barışının ve huzurunun sağlanması için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nı göreve çağırdıklarını vurgulayan Akıncı, son olarak şunları kaydetti:

 

“Tam da bu gerekçelerle, yani YÖK Denetleme Kurulu, Disiplin Kurulu ya da denetçilerin ön inceleme raporları sonucunda verilen kararların iptaline ilişkin açılmış çok sayıda dava mevcutken, görev süresi bitmek üzere olan rektör Prof. Dr. Hükhet Hotar’ı da kapsayan beş inceleme ve bir ceza soruşturması dosyası mevcut olduğu halde yeniden aday olmuş olması ve basına yansıyan açıklamaları, güç ve meşruiyetine ilişkin ‘yapanın yanına kâr bırakma’ görüntüsüne ve kanısına neden olmaktadır. Eğitim Sen olarak Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki çalışma barışının ve huzurunun yeniden sağlanması için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nı göreve çağırıyoruz. Çünkü özgür düşünce ve barışın olmadığı bir üniversitede, nitelikli eğitim ve bilimsel/sanatsal üretim beklemek bir hayalden öteye gitmez.”

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL