Nilüfer AYDEMİR

Tarım Sektörünün Kadın Gerçeği

Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.” Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk   Kırsalın makus talihi içinde devrim peşinde yürüyen kadınlardan biri olarak önlenemez kadın cinayeti ve toplumsal cinnetin gölgesinde..

Tarım Sektörünün Kadın Gerçeği

Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.”

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk

 

Kırsalın makus talihi içinde devrim peşinde yürüyen kadınlardan biri olarak önlenemez kadın cinayeti ve toplumsal cinnetin gölgesinde bir araştırma makalesi ile sizinle buluşmayı seçiyorum bu hafta..

 

Dünya Emekçi Kadınlar Günü olan 8 Mart’ı kırsalın unutulmuş kadınları adına kutlamamayı seçiyorum.

 

“… Kırsal alanlarda tarımda çalışan kadınların çoğunluğu düşük statülü, emek yoğun işlerde çalışmaktadır. Tarımın önemi ise işgücü istihdamındaki faaliyetlerin giderek azalması, kadının tarımdaki yeri ve ekonomik faaliyetlere katılımı farklı bir boyut kazanmıştır. Kadınların tarım sektöründe üretime katılım düzeyi, aileye ait arazi ve hayvancılık, gelir ve ürün örüntüsüne göre değişmektedir. Ancak tarımda makineleşme düzeyi arttıkça kadınlar tarımsal üretimden kopmakta ve çalışma potansiyelleri ev hanımlarına dönüşmektedir…”

 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Zeynep ÇOLAK’ın Çalışma İlişkileri Dergisi 2021 Temmuz sayısı(Temmuz 2021, Cilt 12, Sayı 2, Sayfa: 186-200)’nda yayınlanan “Avrupa Birliği Ülkelerinde Tarımda Kadın İstihdamı ile Tarım Sektörü Arasındaki İlişki” adını taşıyan makalesinin sonuç bölümünden alıntı yaptığım bu sözler ülkenin tarım ve tarım sektöründe ki kadın gerçeğine ayna tutuyor..

 

Kadının adı kırsalda yok!

 

Söz konusu araştırma makalesi tarım sektöründe 1980’den itibaren makineleşmenin/teknolojinin istihdamı olumsuz etkilediği, 2000’li yıllartibariyle de kadın istihdamının giderek daha da düştüğü yönünde görüşe yer veriyor. Aynı zamanda büyük ölçekli işletmelerin tarımda yer aldığı, ihracata yönelik üretimin ön planda tutulduğu da vurgulanmış.

 

“.. Kadınların tarım sektöründeki rolü, tarla bitkilerinin üretimine aktif katılımlarının yoğunluğu, yaşları, sosyal sınıfları ve ekilecek mahsulün türü ile doğrudan bağlantılıdır. Kırsal kesimdeki kadınlar günde neredeyse 11 ila 14 saat çalışıyor. Tarım ürünlerinin ekimi ve hasadı sırasında kadınlar çok büyük bir yük ile karşı karşıya kaldılar. Özellikle buğday, pamuk ve sebze üretimine katılımları diğer bitkisel ürünlere göre daha fazladır (Ishaq ve Memon, 2016).”

 

Şu tespit oldukça önemli.. Tarla bitkisi olan pamuk ve aynı zamanda keyf bitkisi de olan tütün için bu tespiti biraz açalım istiyorum. Tütünün tohum olarak ekiminden ocaklardan fide olarak sökümüne kadar, tekrar tarlaya şaşırtılması/dikimi, çapası ve kırma işlemi göreceli olarak kadın işidir. Pamuk’da ise yine çapa, yabancı ot kontrolü, toplama kadın işidir. Çapa ve pamuk toplama gibi işler genellikle genç kadınlarca, tütün kırma ise nispeten daha ileri yaşlardaki kadınlarca yapılmaktaydı.. Bugün pek çoğu makinalar ile yapılmaktadır.

 

Son olarak yine aynı araştırma makalesinden alıntı yapacağım

 

“Kadınlar, tarımda ve kırsalda yaşam alanlarının kalitesinin iyileştirilmesinde önemli bir role sahiptir. Ancak, kadınların katkıları bazı sosyal nedenlerle ve cinsiyet ayrımcılığı nedeniyle gizli kalmaktadır. Hükümet programlarının çoğu tarım sektöründeki kadınları bir araya getirmekte başarısız oluyor ve bu başarısızlıklar gıda üretimi, artan hane geliri, beslenme, okuryazarlık ve yoksulluğun azaltılması ile ilgili programların potansiyel faydalarını engelliyor. Kırsal kesimdeki kadınların eğitim fırsatlarına erişimleri performanslarını artıracak ve toplumdaki statülerini değiştirecektir. Ayrıca kadınlar tarımsal yayım, tarımsal sistemlerin geliştirilmesi, toprak reformu ve kırsal refah gibi alanlarda daha aktif olarak yer alacaklardır (Prakash, 2003).”

 

Eğitim ve fırsat eşitliği önemli değil mi? Gerek ekonomik kalkınma gerekse toplumsal refah için..

 

Kırsal görmezden gelinerek, ötelenerek, örselenerek…kaybedilirken, kadın toplumsal cinsiyet rolleri biçilerek, normlar içine hapsedilerek, öğrenilmiş çaresizlik içinde hak ettiği yeri alması engelleniyor..

 

Kanaatim odur ki cinsiyetçi yaklaşımlarla kent ya da kırsalda bir yere varılmadığı gerçeği ile yüzleşmemiz gerekiyor..

 

Kız kardeşlerim, kırsalda başarı öykülerimiz çok olsun!

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL