Genel Nilüfer AYDEMİR Yazarlar

TOPLUM MERKEZLERİ

“İnsan türünün karşılaştığı en büyük problem, doğanın insanı çözüm aramaya zorladığı şey, evrensel olarak adaletle yönetilebilen bir sivil topluma ulaşmaktır. Bu problem insanlık tarafından en zor ve en son çözülebilecek..

TOPLUM MERKEZLERİ

“İnsan türünün karşılaştığı en büyük problem, doğanın insanı çözüm aramaya zorladığı şey, evrensel olarak adaletle yönetilebilen bir sivil topluma ulaşmaktır. Bu problem insanlık tarafından en zor ve en son çözülebilecek bir problemdir.”
Immanuel KANT
Bu hafta kırsal kalkınmadan toplumsal refaha, bireyin sağlığından toplumsal huzura uzanan geniş ve birbiri ile bağlantılı konuların temel çözümünde olmazsa olmazı paylaşacağım; Toplum Merkezleri!
Prof. Dr. Sema Buz (Hacettepe Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü) ve A. Artam Ayyıldız (Göç Çalışmaları Doktora Öğrencisi, Hacettepe Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü) tarafından derlenen ve 2019 yılında Sosyal Hizmette Toplum Merkezleri adıyla (Toplum ve Sosyal Hizmet, 30(1), 187-212) yayımlanan makaleden alıntılarla gelin toplum merkezi nedir ya da ne değildir birlikte bakalım istiyorum, amma önce tarihi;
“Toplum refahı amaçlı merkezler hareketi yirminci yüzyılın başlarında Avrupa ve Amerika kıtasında “ yerleşim evleri “(settlement house), “ komşuluk merkezleri ” (neighborhood centers) ile toplum merkezleri adıyla yoksullara ya da dezavantajlı insanlara öncelik veren merkezlerle başlamıştır.”
Toplum merkezleri tarihini biraz daha açarak baktığımızda derlemede de yer aldığı gibi, 1884 yılında Rahip Samuel Barnett İngiltere’de bir grup Oxford ve Cambridge üniversitelerinde okuyan öğrenciler ve hocaların aşırı yoksulluğun sosyal nedenlerine kafa yormaya başlaması ve işçilerin yoğun kaldığı mahallelere yerleşmesi ile başladığı düşünülmektedir. Bilinen ilk ismi söz konusu mahallelere yerleşen ekonomi tarihçisi Arnold Toynbee’nin adını yaşatmak için Toynbee Hall Yerleşim Evi olarak kayda geçirilmiştir. Bu evler;
“… toplumun demografik, ekonomik ve sosyal olarak karşılanmamış gereksinimlerinin farkına vararak çözüm bulan ve toplumsal değişimi önceleyen yapılardır. Bu nedenle yerleşim evleri hareketinin hedefleri acil hizmet sağlama ve sosyal reform gerçekleştirme olarak tanımlanabilmektedir (Koerin, 2003).”
Yani ana hedefi;
“1. Yoksulların eğitim ve kültürel gelişiminin sağlanması,
2. içinde yaşadıkları koşulların düzenlenmesi konusunda ilgili tarafların bilgilendirilmesi
3. işbirliği ile sağlık ve sosyal konularda farkındalık yaratılması ve çözümlerin üretilmesidir
(Wats, 2014).”
Tamamen gönüllülük ilkesi çerçevesinde hareket eden yerleşim evleri sakinleri meslek edindirme kursları, hijyen, bilinçlendirme çalışmaları …yapmış ve işbirliği içinde yürütülmüştür.
“Toynbee Hall genç ve idealist çalışanları ile yoksulların daha iyi ücretle çalışmaları yanında yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik başta yerel yönetimler olmak üzere yöneticilere baskı oluşturarak sosyal reformların gelişmesine öncülük etmiştir (Estes, 1997)”
Toplumsal sorunlarla ilgili olarak bu idealist gençler yaşam koşulları ve toplumsal yapıyı dikkate almış bireylerin ahlaki zayıflıklarından ziyade toplumsal koşulları ortaya koyarak ve çözüme gitmişlerdir. Önyargıları, toplumsal kutuplaşmadan uzaklaşmak, sınıfsal farlılıklar arasındaki açığı kapatmak gibi pek çok konuda çalışmışlardır. Öyle ki başarısı bir çok sanayi ülkesinin de dikkatine mazhar olmuştur.
“Yerleşim evi hareketi İngiltere ve ABD dışında da yayılmış, İtalya’da da “Toplum Hareketi/Community Movement” adıyla faaliyet göstermiştir. Birçok yerleşim evi hareketi kapsamında kütüphaneler kurulmuş ve kültürel faaliyetler sunulmuştur. Fransa da bu hareketten etkilenmiş ve ülkede toplum merkezlerinin kurulması bir kamu politikası olarak kabul görmüştür. İskandinav ülkelerinde ise, toplum merkezleri yetişkin eğitimi ve spor etkinlikleri ağırlıklı bir yapı olarak hizmet vermiştir.”
Amerika’da Hull Hause adını alan bu merkezler daha çok kadınların etkin olduğu mecralar olup, entelektüel kadın ve erkeklerin yoksulluk ile mücadele veren yerleşimlerde yaşayanlarla etkileşimini sağlarken,
“..çalışma saatlerinin düzenlenmesi, çocuk işçiliğinin belli sınırlar içine alınması, kadınların gece çalıştırılmaması, çocuk mahkemeleri, yerleşim yerlerinin ıslahı gibi konularda yasa teklifleri sunulmuş, bu konular üzerinde yeni düzenlemeler yapılması yönünde sosyal politikaların gelişimi için uğraş verilmiş, göçmenlere yönelik dil eğitimi desteklenmiştir (Estes,1997; Rabin, 2009)”
Kalkınmanın merkezine insanı yerleştiren, sosyal adaleti tesis etmek için çabalayan, dezavantajlı grupların ekonomik, sosyal ve politik sorunlarına yönelik çalışmalar yapan, yoksullara yardım sağlayan… bu merkezlerde;
“… kütüphaneler kurulmuş ve kültürel faaliyetler sunulmuştur. Fransa da bu hareketten etkilenmiş ve ülkede toplum merkezlerinin kurulması bir kamu politikası olarak kabul görmüştür. İskandinav ülkelerinde ise, toplum merkezleri yetişkin eğitimi ve spor etkinlikleri ağırlıklı bir yapı olarak hizmet vermiştir.”
Peki, ülkemiz?
“19 Şubat 1932’de 14 kentte açılan halkevleri ile başlamış ve hızla çoğalarak yaygınlaşmıştır.”
Yerelin sorunları, toplumsal aydınlanma, eğitim seviyesinde ve de kültürel düzeyde yükselmeyi görev edinmiş; millet bilinçlenmesi, birbiriyle hoşgörü içinde yaşamayı başarabilen, milli ruhu canlı tutarak teşkilatlandırmayı başaran, aynı ülkü etrafında hareket edebilme,…cumhuriyet devrimlerinin savucusu, çağdaş ve milli kültürü benimsemiş ve sınıf farklılıklarını yok etme gibi amaçlar edinmiştir. Toplum Merkezleri ile ilgili olarak en etkin ve yetkin çalışma halk evlerinden sonra ise;
“Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu(SHÇEK) bünyesinde yer alan; aileye ve kadına yönelik koruyucu, önleyici, geliştirici, tedavi ve rehabilite edici hizmetleri yerine getirmek üzere 1993’te kurulan toplum merkezleri…” olmuştur. Ve
“SHÇEK bünyesinde yer alan toplum merkezleri hızlı toplumsal değişme, kentleşme ve göçün yarattığı sorunlar doğrultusunda bireylerin, grupların, ailelerin ve toplumun sorunlarla baş edebilmeleri ve bireylerin katılımcı, üretken ve kendine yeterli hâle gelmesi amacıyla koruyucu, önleyici, eğitici, geliştirici, rehberlik ve rehabilite edici işlevlerini bir arada ve en kolay ulaşılabilir biçimde kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve gönüllüler ile iş birliği ve eşgüdüm içinde sunmakla görevli ve yükümlü bulunan gündüzlü sosyal hizmet kuruluşları olarak tanımlanmıştır (ASPB Stratejik Plan, 2012).”
Toplum Merkezleri bağımsız ya da devlet bünyesinde hizmet sunar birer yerleşke olarak amacına uygun faaliyetlerin çok daha fazlasını başarmıştır. Ve bu başarı ülkemizde cezasız kalmamıştır. Denizli’de Esentepe, Sevindik-Karşıyaka… gibi mahallelerde farklı etnik unsurların, gerek yerli gerekse yabancı uyruklu göç alan, işçi ve yoksulların yoğun yaşadığı, intihar, yaralama gibi vakaların fazla olduğu…çok çocuklu, şiddet ve istismar mağduru kadınların oldukça fazla olduğu yerlerdi/yerlerdir. Bu adı geçen yerlerde açılan ve sonrasında da kapatılan toplum merkezleri suç ve suçu önleme, meslek edindirme, okuma yazma seferberliği, ana çocuk sağlığı …halk eğitim ile el becerilerine yönelik eğitimler gibi KİHEP ( Kadının insan hakları eğitim programı) kapsamında hukuksal konularda da kadın erkek ayrımı yapmadan, çocuk, aile, kısaca dezavantajlı veya değil toplumun her kesimine destek sunmuştur.
Toplum Merkezlerinin desteğini almış bir kadın olarak, isimlerini yazamayacağım üzerimde emeği olan kadınlara sonsuz teşekkür ederken yol gösterici olmalarının hayatımdaki payını inkâr etmeyeceğim. Sosyal sorumluluk projesi olan ORTAKÖY KÜTÜPHANE aslında bir toplum merkezidir! Toplum merkezleri bir ihtiyaç ve toplumsal dezenformasyonu önleyici etkinliğe sahip olup bir an evvel tekrar mümkünse de kırsaldan başlayarak açılmalıdır. İlçe veya büyükşehir belediyelerinin bu konuda elini taşın altına koyması gerekmektedir.
Özetle, kırsalın kalkınması ve kronikleşen sorunları sosyal hizmet uzmanları, sosyologlar,… psikologlar ve aile hekimlerinin yer aldığı/alacağı toplum merkezlerinden geçmektedir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL