Nilüfer AYDEMİR

Yenilenebilir Enerji Üzerine Söyleşi

Önemi daha yeni anlaşılırken pek çok tartışmayı da beraberinde getiren yenilenebilir enerji üzerine sektörde kurduğu güneş enerji santralleri ile ben de varım diyen Sayın Cengiz Çoban ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi bu..

Yenilenebilir Enerji Üzerine Söyleşi

Önemi daha yeni anlaşılırken pek çok tartışmayı da beraberinde getiren yenilenebilir enerji üzerine sektörde kurduğu güneş enerji santralleri ile ben de varım diyen Sayın Cengiz Çoban ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi bu hafta sizlerle paylaşıyoruz.

  1.  Cengiz Bey, sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1982 Tokat Erbaa doğumluyum, Gazi Osman Paşa Üniversitesi inşaat mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra İstanbul Avrasya Tüneli Projesi dâhil, pek çok büyük projede şantiye şefi olarak inşaat sektöründe faaliyette bulundum, halen de bu sektörde de faaliyetimi sürdürüyorum.

  1. İnşaat sektöründe halen faaliyetinize karşın enerji sektöründe de varsınız, sektöre dâhil olmanızı etkileyen ne idi, paylaşır mısınız?

Size de çok benzer  bir yolla aslında..Köyüme 2009-2010 aralığında bir ev yaptırmıştım. Ev köy merkezine uzak olunca elektrik ve su gibi temel ihtiyacı karşılamak adına araştırmalar yapmaya başladım. Konya merkezli bir firmanın güneş enerjisinden elektrik üreten bir sistem ithal ettiğini öğrenip, onlarla temasa geçtim. Önceliğim kendi gereksinimi gidermekti.

  1. Gerçekten benzer zira güneş enerji sistemini halen kullanan biri olarak, hikâyeler ve çıkış yolu aynı. Peki, nasıl sektörde firma kurma kararı aldınız?

Kendi gereksinimi giderince, benzer durumda olan çoğu kişiden talepler gelmeye başladı. Ben de açıkçası yeni bir iş kolu ve geleceği olan bir sektörde faaliyet göstermek istiyordum.

‘Ben bunu öğrenip, yapmalıyım!’ diyerek söz konusu firmadan bayilik istedim. Şartlarımız uyuşmadı lakin işi öğrenmeme de yardımcı oldular.

Firmamı Denizli merkezli olarak kurmayı seçtim.

  1. Neden Denizli?

Afyon, Aydın, Burdur, Denizli, …gibi illerin güneş radyasyon ölçümleri sonuçları oldukça iyiydi. Ve buralarda henüz sisteme olan ihtiyacı karşılayacak birileri yoktu ve diğer illere de yakınlığını gözeterek seçtim diyebilirim.

  1. Enerji sektöründe yatırımların yenilenebilir enerji üzerinden yürüyecek olması öngörünüzden bahsetmiştiniz. Biraz açıklayabilir misiniz?

Elbette. Araştırma yaparken karşılaştığım bir detaydan bahsederek başlamalıyım. İl kez Karabük Üniversitesi yurtdışında yapılan geleceğin enerji yatırımlarına yönelik bir çalışmaya katılıyor. Aynı zamanda iklim değişikliği, su kaynaklarının yetersizliği gibi sebeplerle çölleşme il karşı karşıya kalacak olan ülkelerin enerji yatırımları için HES gibi su gücü üzerinden enerji üretilmesinin ağır sonuçlar doğuracağı ortaya koyuluyor. Konya’da bu sebeple aslında pilot alan..

Takdir edersiniz ki fosil yakıtlarda bitecek.  Lakin enerjiye ihtiyaç her geçen gün artıyor.

Ülkemizin her yerinde güneş ışığının özelliğine göre ölçümler yapılıyor.  Güneş enerji sistemleri her geçen gün gelişiyor.

  1. Yenilenebilir enerji de maliyetler halen yüksek, amorti süresi uzun, depolama sorunu yaşanıyor diye biliyorum.. Yanılıyor muyum?

 

Evet, döviz kuru üzerinden malzeme alımı gerçekleştiriyoruz. Örneğin bir evin tüm ihtiyacını karşılayacak 5 KW’lık bir sistem için verdiğimiz fiyat günbegün değişebiliyor.  Depolama sorunu çözüldü diyebilirim, yeni geliştirilen aküler ile. Yine örnek vereyim, mevcut akülerin ömrü 3-5 yıl arası iken bu yeni nesil solar akülerin kullanım ömrü 20 yıl.

 

Biz güneş enerji santrallerinde depolama yapmıyoruz. Gündüz üretiminin tamamı şebekeye veriliyor. Gece ise mevcut kaynaklar kullanılıyor. Burada şundan da bahsetmek isterim güneş enerji santrallerinde maliyeti artırıcı en önemli unsur dağıtım yapılan trafo merkezine uzaklık. Çünkü kurulan 1 MW sistem için döşenen hat boyunca dikilen direk sayısı önemli bir kalem. Tıpkı ÇED raporu, arazi düzenleme ve dosya için ödenen harçlar gibi.

 

Kendini amorti etme süreleri ise güneş enerji sistemlerinde 5 ila 5, 5 yılı, rüzgar tribünlerinde ise 7,5 yılı buluyor.

 

  1.  Yeni çıkarılan yasalar veya hibeler ile… tarım sektöründe kullanımı yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Sektörün içinden biri olarak bu konudan da bahsedebilir misiniz?

Sadece tarım sektörü değil, bireysel ev kullanıcıları için de çıkan kanunlar var. 2023 yılı itibariyle esnetilmezse yenilenebilir enerji projesi olmayan inşaatların ruhsatı onaylanmayacak. Yani mecburi oluyor.

Tarım sektöründe halen sulama sistemleri, bağ, bahçe evi veya ahır aydınlatma, örtü altı için ısıtma sistemi dahil olarak kullanılan elektrik enerjisinde %75 varan hibeler söz konusu. Hatta yenilenebilir enerji sistemi kurmak isteyen çiftçi için kredi olanağı da mevcut.

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.

Çevre örgütlerinin iklim değişikliği konusunda duyarlılığı hepimizin malumu.. Bizlerde aynı duyarlılık çerçevesinde Çevre Etki Değerlendirme raporu zorunluluğu olan yenilenebilir enerjiye ve yenilenebilir enerji sistemlerini aktarmaya çalıştık.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL